Ana Sayfa   
Halk Rehberi
 İmar Planları

İMAR PLANI YAPILMASI FAYDALARI
 
Kastamonu İli sınırları içinde belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan alanlarda içindeki imar plan yapımında amaç, insan, toplum, çevre münasebetlerinde kişi ve aile mutluluğu ile toplum hayatını yakından etkileyen fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, park ve yeşil alanların çoğalmasını sağlamak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek, toprağın korunması, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek üzere hazırlanacak her türlü ve ölçekteki planın ve bu planlar üzerinde yapılacak değişikliklerin hangi esaslar dahilinde yapılacağını belirlemektir.

Kastamonu İli ülkemizin kuzeybatısında Karadeniz Bölgesinde bulunmaktadır.İl genelinde 20 ilçe, 21 belediye ve 1071 köyden oluşmaktadır.

3194 sayılı İmar Kanuna bağlı olarak çıkartılan “ Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin” 17.03.2001 tarih ve 24345 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan değişik 3. maddesinin 5. bendinde “mevzii imar planları, “Mevcut planların yerleşmiş nüfusa yetersiz kalması veya yeni yerleşim alanlarının kullanımına açılması gereğinin ve sınırlarının ilgili idarece belirlenmesi halinde, bu yönetmeliğin plan yapım kurallarına uyulmak üzere yapımı mümkün olan, yürürlükteki her tür ve ölçekteki plan sınırları dışında, plana bütünleşmeyen konumdaki, sosyal ve teknik altyapı ihtiyaçlarını kendi bünyesinde sağlayan, raporuyla bir bütün olan plandır” olarak tanımlanmıştır.

İmar Planı Yaptırmada Ana Gayeler Şunlardır:

1-Yerleşilebirlik ilkesi ve taşıma kapasitesi göz önünde bulundurularak koruma kullanma dengesinin sağlanması,

2-Makro ölçekteki nüfus dağılımı ve yoğunluk kararlarının verilmesi,

3-Kısıtlı doğal kaynakların, artan yerleşik nüfusun ekonomik ve sosyal yapısını güçlendirmek, gereksinimlerini karşılayacak biçimde kullanılmasını sağlamak,

4-Doğal, tarihi, kültürel ve çevre değerlerinin korunması,

5-Tarım alanlarının, sit alanlarının, orman alanlarının ekolojik açıdan korunması gerekli alanların, sulak alanların, kıyı alanlarının ve benzeri alanların ilgili mevzuatında öngörülen kurallar çerçevesinde kullanımı ve korunması,

6-Yatırımların koordineli olarak kullanıma sunulması,

7-Planlama sürecinin analiz, araştırma ve sentez aşamalarında, yönetmelikte belirlenen konularda yapılan çalışmaların ve toplanan değişik sınıf ve türdeki verilen planlama kararlarının oluşumunda etkin kullanımı,

8-Afete maruz bölge, yerleşme ve alanlardaki afet risklerinin belirlenmesi ve bu risklerin plan kararlarında dikkate alınması,

9-Alt ölçekli planlamaya veri teşkil edecek politikaların oluşturulması,

10-Mevzuatın gerektirdiği düzenlemelerin yapılması,

11-Geleceğe yönelik proje ve programlara altlık oluşturulması esastır.

Planlama hem sosyal bilimlerden hem de doğa bilimlerinden beslenen bir pratik olarak bütün bu bilimlerin kesişme noktasında durmaktadır ve onlarda meydana gelen değişimlerden doğrudan etkilenmektedir. Bu ise, planlamanın hem önemli hem de çok potansiyelli bir konumda olmasını sağlar.

Nüfusun artması, çarpık yapılaşma, gecekondulaşma, kırsal alanlardan göç gibi çeşitli sorunların neden olduğu olumsuzlukların, köylerin geleceğini tehdit etmektedir.Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinin hiçbir zaman göz ardı edilmemesi gerekmektedir.

4 Mart 2005 tarih ve 25745 sayı ile Resmi Gazetede yayınlanan 5302 sayılı İlÖzel İdare Kanununun 6. maddesinin (b) bendi gereğince “İl Özel İdareleri imar, yol, su, kanalizasyon, katı atık, çevre, acil yardım ve kurtarma, kültür, turizm, gençlik ve spor; orman köylerinin desteklenmesi, ağaçlandırma, park ve bahçe tesisine ilişkin hizmetleri belediye sınırları dışında yapmakla görevli ve yetkilidir.” hükmü bulunmaktadır.Bu nedenle Kastamonu İli sınırları içinde imar işleri kontrol ve denetimi belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyelere, belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan alanlarda Kastamonu İl Özel İdaresi tarafından yapılmaktadır.

NEDEN KIRSAL ALANDA REFORM?

Kırsal alanda yaptırılan imar planları reform niteliğinde olmaktadır. Kırsal alanda şehircilik alanında yaşadığımız sorunlar, kentlerin içinde bulunduğu mevcut durum, planlamaya ve araçlarına yönelik yeniden yapılandırma çabalarının yoğunlaşması, kentleşme dinamiklerinin ve bunların pratik sonuçlarının değişmeye başlaması, bugün Türkiye’de, sosyal politikalarla bütünleşen, sosyal ve fiziksel ayrımına izin vermeyen bütüncül bir Şehircilik Politikasının geliştirilmesi ihtiyacını gündeme getirmiştir. Böylesi bir politikanın geliştirilmesi Şehircilik alanındaki mevcut yaklaşımlarımızda bir reform anlamına gelmektedir.

Planlamanın ülke ve bölge ölçeklerinde kaynakların dağılımının rasyonel biçimini belirleme işlevi göz önünde bulundurulduğunda, üst ölçekli planlamanın kentler ve bölgeler arasındaki gelişme farklarının giderilmesinde uygun bir araç olabilecektir.

Ülkemizin planlama ve kentleşme alanındaki sorunlu yapısının daha adil, daha eşitlikçi ve sağlıklı kentsel ve toplumsal ortamlar oluşturulmasını sağlayacak bir yapıya dönüşmesinde önemli katkıları olacaktır.

Planlama mevzuatının esasını oluşturan 3194 sayılı İmar Kanununun 3. maddesi ile arazi kullanım ve tespitine ilişkin işlemlerin; “Kanun”, “Plan” ve “Yönetmelik” hükümleri kapsamında ele alınması gerektiği hususları hüküm altına alınmıştır.

Bu nedenle imar planları, İmar Mevzuatında belirtilen ana esaslar doğrultusunda hazırlanan, ayrıntılı teknik, ekonomik, coğrafi ve benzeri araştırmalara ve üst normda yer alan hukuk kurallarına (Anayasa, Kanun) dayanan, bölgesel ve yöresel koşullarla şekillenen, özel mülkiyet üzerindeki yapılanma hakkını belirleyerek sınırlamalar oluşturan, kamu yararı kararını kendiliğinden doğuran, çizili belgeleri ve bunların eki olan yazılı metinleriyle (Plan Açıklama Raporu- Plan Notları) düzenleyici işlem niteliği kazanan, sosyal, ekonomik, teknolojik, çevresel gereksinimlere, ülke koşullarını gözeterek yanıt vermek zorunda olan hukuki kurallardır.

3194 sayılı İmar Kanununun Genel Esaslar 3. maddesinde “Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz. “hükmü bulunmaktadır.

Nazım İmar Planları, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgenin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bir bütün olan plandır.

Ana Sayfa
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. www.kastamonuozelidare.gov.tr